Müteahhitler inşaa işine daha
başlamadan önce kimi zaman sözlü kimi zamanda kendi aralarında yapmış oldukları
yazılı sözleşmeler ile daire satışları yapmaktadırlar. Alıcı ve satıcı arasında
yapılan bu tür sözleşmeler müteahhit binayı tamamlayıp alıcıya teslim ettikten
sonra ve başkaca bir anlaşmazlık da çıkmadığı sürece geçerli olup olmadığı
hususu gündeme gelmemektedir.
Ancak ülkemizde ve dünyada meydana
gelen orantısız maliyet ve fiyat artışları ile birlikte yine bu artışlarının
daire fiyatlarına olan etkisi ile müteahhitler ve müteahhitten daire satın
alanlar arasında uyuşmazlıklar çıkmaya başlamıştır. Müteahhitin daha işin başında eski maliyet
hesaplamalarına göre yapmış olduğu daire satışları karşısında hali hazırda
yüksek fiyatlar üzerinden binayı tamamlamak zorunda kalması müteahhitleri sıkıntıya
sokmuş bunun etkisi ile daire satın alanlardan ek maliyetler talep etmeye
başlamışlardır.
Öncelikle sözleşmeler hukukuka
göre, taraflar yapmış oldukları anlaşmaya
koşullar ve şartlar her ne olursa olsun uymak zorundadırlar. Tabi bu kuralın
salt katı bir şekilde uygulanır olması beklenemez. Taraflar arasında yapılmış
olan sözleşmenin cinsi ve nevi ne
şekilde yapılmış olduğu büyük önem arz etmektedir.
Öncelikle satışa konu edilen mal
bir taşınmaz olduğu için, satışınında noter huzurunda yapılmış olması şartı
aranmaktadır. Noter huzurunda yapılan sözleşmelere dayanılarak taraflar
sözleşmeye uygun olarak dairenin yapımını ve tapu devrinin yapılmasını
isteyebilmektedirler. Bu hukuki durum mevcut olmakla birlikte taraflar arasında
adi sözleşmeyle imzalanan sözleşmenin tümden geçersiz olduğunu söylemek her
zaman doğru değildir.
Tarafların kendi aralarında
yapmış oldukları sözleşmelerde, yasanın aradığı bazı koşulların sağlanması halinde geçerli sayılabilmektedir. Böylece koşulların
sağlanması ile, adi yazılı sözleşme sahibine sözleşmedeki şartlara göre
dairesinin teslimini talep etme hakkı vermektedir.
Yorumlar
Yorum Gönder